Genel

2026'da Sağlık Turizmi Yönetmeliği: Kurumların Yapması Gerekenler

13.08.2026 USTKONDER 4 dakika okuma
2026'da Sağlık Turizmi Yönetmeliği: Kurumların Yapması Gerekenler
Uluslararası sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren sağlık tesisleri ve aracı kuruluşlar için 2026, yetkilendirme, sertifikasyon, hasta güvenliği ve kurumsal uyum açısından kritik bir yıl. USTKONDER, kurumların öncelikle tamamlaması gereken başlıkları bir araya getirdi.

Uluslararası sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren sağlık tesisleri ve aracı kuruluşlar için 2026, mevzuata uyumun kurumsal işleyişe tam olarak yansıtılması gereken kritik bir yıl olarak öne çıkıyor. Yürürlükteki temel çerçeve, 26 Nisan 2025 tarihli ve 32882 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik ile belirleniyor.

USTKONDER olarak, sağlık turizminin yalnızca uluslararası hasta kazanımı veya tanıtım faaliyeti olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyoruz. Sürdürülebilir bir yapı; yetkilendirme, hasta güvenliği, kurumsal kalite, doğru bilgilendirme, veri güvenliği ve tedavi sonrası takibin birlikte yönetilmesini gerektiriyor.

1. Yetki durumu yeniden kontrol edilmeli

Uluslararası sağlık turizmi kapsamında hizmet sunan sağlık tesisleri ile hasta ve sağlık tesisi arasındaki organizasyonu yürüten aracı kuruluşlar, kendi faaliyet türlerine uygun yetkilendirme koşullarını taşımak zorunda. Kurumlar yalnızca kendi belgelerini değil, birlikte çalıştıkları sağlık tesisi veya aracı kuruluşun güncel yetki durumunu da Sağlık Bakanlığının yayımladığı listelerden doğrulamalı.

Şirket unvanı, adres, şube, faaliyet modeli veya iş ortaklığında değişiklik yapıldıysa internet sitesinde ve resmî kayıtlarda yer alan bilgilerin birbiriyle uyumlu olup olmadığı kontrol edilmeli. Yetki belgesi tek seferlik bir evrak olarak değil, sürekli korunması gereken bir faaliyet standardı olarak ele alınmalı.

2. 31 Aralık 2026 takvimi beklenmeden harekete geçilmeli

Sağlık Bakanlığının 2026 duyurularına göre uluslararası sağlık turizmi yetki belgesine sahip hastane, laboratuvar, tıp merkezi ve diyaliz merkezlerinin 31 Aralık 2026'ya kadar TÜSKA tarafından akredite edilmesi gerekiyor. Diğer sağlık tesislerinin ise Bakanlıkça düzenlenen sertifikayı alması zorunlu.

Belirlenen süre sonunda akreditasyon veya sertifikasyon sürecini tamamlamayan sağlık tesislerinin uluslararası hasta kabulüne ve sağlık turizmi kapsamında hizmet sunumuna devam edemeyeceği Bakanlık duyurusunda açıkça belirtiliyor. Bu nedenle kurumların sorumlu ekip, eksik listesi, kanıt dosyası ve değerlendirme takvimini şimdiden oluşturması gerekiyor.

3. Uluslararası hasta süreci yazılı hâle getirilmeli

Hasta yolculuğu, ilk mesaj veya telefon görüşmesiyle başlayıp tedavi sonrası takibe kadar devam eden bütünlüklü bir süreçtir. Kurumların aşağıdaki aşamaları yazılı prosedürlere bağlaması ve gerçek hasta senaryolarıyla test etmesi önem taşıyor:

  • Yabancı dilde ilk iletişim ve kayıt
  • Tıbbi belgelerin güvenli biçimde alınması
  • Uzman tarafından tıbbi ön değerlendirme
  • Tedavi planı, süre, fiyat kapsamı ve risklerin açıklanması
  • Tercüme ve bilgilendirilmiş onam
  • Transfer, konaklama ve klinik kabul koordinasyonu
  • Taburculuk, epikriz ve tedavi sonrası takip
  • Şikâyet ve komplikasyon yönetimi

Özellikle mesai dışında gelen yabancı dildeki başvuruların kim tarafından, ne kadar sürede ve hangi kayıt sistemi üzerinden yanıtlanacağı önceden belirlenmeli.

4. Dijital tanıtım ve internet sitesi gözden geçirilmeli

Sağlık turizminde güven, hastanın kuruma ulaşmadan önce gördüğü dijital bilgilerle başlıyor. İnternet sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki unvan, adres, hizmet, sağlık personeli ve yetki bilgileri güncel ve doğrulanabilir olmalı.

Kesin tedavi sonucu vaadi, yanıltıcı üstünlük iddiaları, eksik fiyat bilgisi veya sağlık hizmetini kimin sunduğunun belirsiz bırakılması kurumlar açısından risk oluşturabilir. Yabancı dildeki sayfalarda, Türkçe sayfadan farklı veya doğrulanamayan vaatlere yer verilmemeli. İletişim formları ve mesajlaşma kanalları da kişisel sağlık verilerinin korunmasına uygun biçimde yönetilmeli.

5. Hasta güvenliği ve tedavi sonrası takip güçlendirilmeli

Uluslararası hastanın ülkesine dönmesinden sonra kiminle iletişim kuracağı, kontrol sürecinin nasıl işleyeceği ve komplikasyon hâlinde hangi adımların atılacağı hasta Türkiye'ye gelmeden önce açıklanmalı. Tesis, hekim, aracı kuruluş ve diğer hizmet sağlayıcılar arasındaki sorumluluklar hasta açısından belirsiz bırakılmamalı.

Tedavi sonrası ulaşılabilirlik yalnızca memnuniyet unsuru değil; hasta güvenliği, kurumsal itibar ve uluslararası güven açısından temel bir kalite göstergesidir.

6. Mevzuat uyumu kurum kültürü hâline getirilmeli

Yetki belgesinin alınması veya bir kontrol listesinin tamamlanması tek başına yeterli değildir. Personel, adres, hizmet, teknoloji, sözleşme veya iş ortağı değiştiğinde ilgili kayıtlar ve süreçler yeniden incelenmeli. Eğitim, iç denetim ve düzenli güncelleme mekanizması kurum kültürü hâline getirilmelidir.

USTKONDER; sağlık kuruluşları, aracı kuruluşlar, turizm paydaşları, üniversiteler ve profesyoneller arasında güvene dayalı, mevzuata uyumlu ve sürdürülebilir bir sağlık turizmi ekosistemi oluşturmayı hedeflemektedir. 2026 sürecinin sektörümüz için yalnızca bir uyum takvimi değil, hizmet kalitesini ve uluslararası güveni güçlendiren bir dönüşüm fırsatı olduğuna inanıyoruz.

Ayrıntılı rehber: Sağlık Turizmi Yönetmeliği 2026

Resmî kaynaklar: T.C. Sağlık Bakanlığı — Yeni Sağlık Turizmi Yönetmeliği ve 2026 akreditasyon ve sertifikasyon duyurusu.

Bu haber genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki veya mesleki danışmanlık yerine geçmez. Kuruma özgü işlemlerde güncel resmî metinler ve yetkili kurum açıklamaları esas alınmalıdır.

Tüm Haberler